Windows 3.1, MS-DOS, 1.44 Disket Sürücülü Günler 1. Kısım

Arkadaşlar yeniden Merhaba!

Daha önce, 2 kısımdan oluşan 1990’lı yılların Sega Game Gear ve oyun konsollarından bahseden yazımdan sonra, şimdi de sizlerle ilk PC’imle olan anılarımı paylaşmak istiyorum.

Başlamadan belirtmek isterim; yazılarımdan hafızamın beni yanıltması ihtimalinden ötürü bazı ufak tefek bilgi hataları olabilir (kolay değil aradan 20 yıldan fazla süre geçmiş) lütfen bu konuda bize yazmaktan çekinmeyin.

windows-3.1-bilgisayar-vs-macintosh-vs-linux

Evet, gene 1990’lı yıllara gidiyoruz. Sene 1995, Sega Game Gear alınalı yaklaşık 1.5 sene olmuş konsolun posası çıkartılmıştır (yanlış anlaşılmasın el konsolum hala benle ve çalışır vaziyette muhafaza edilmektedir). Artık yeni heyecanlar arama peşine düşmüştüm, sonuç olarak annem ve babamdan bu sefer de, bir PC istemeye karar verdim. O dönem İstanbul’da evlere PC’ler yavaş yavaş girmeye başlamıştı. PC dünyasının aktörleri 286, 386, 486 ve daha sonrasında Pentium’lar bir tarafta, Macintosh’lar ise öteki tarafta duruyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nde o dönem yaşanan kıyasıya rekabet, ister istemez Türk gençlerini de sarmıştı. PC’ciler sevmezdi Mac’cileri; zaten kullanımları da iki ayrı dünya gibiydi.

Gene klasik sohbet; annem PC satın alma şartını okulda ilk dönem ‘’Teşekkür Belgesi’’ getirmeme bağlamıştı. 10 üzerinden 7.4 not ortalaması getirerek, ilk PC’mi elde etmeye hak kazanmıştım. O dönem annemin bir öğrencisi Escort bilgisayarda çalışıyordu ve onun vasıtasıyla 14 inç ekranlı, içinde top olan mouse’lu ve kalantor kasalı ilk PC, evimize gelmişti.

O dönemler meşhurdu, her PC sahibi yanında da bir bilgisayar masası satın alırdı, hatta tozlanmasın diye bir alay da örtü bez örtülürdü. Şu an için antika değerin de, o zamanın parasıyla 1.300$ gibi uçuk bir fiyata satın alınmış, 486-DX2-66 işlemcili, 4MB Ram’li, 1.44 Distek sürücülü, 14 inç tüplü ekranlı bu devasal aletin karşısında duruyordum (Hard diskin boyutunu yaklaşık 400MB civarında hatırlıyorum).

ms-dosPC açıldıktan sonra direk olarak kara ekran DOS’a geçiyordu, hatta daha detaylı olarak MS-DOS 6.22 ve karşınıza C:\> komutu geliyordu. Eğlence bundan sonra başlıyordu, çünkü satıra komut yazmazsanız karşılıklı saatlerce birbirinize bakıyordunuz. Burada aklımda kalan efsane komutlar; disketten oyun yükleyeceksiniz eğer ‘’INSTALL’’, Hard Disk’te hangi dosyaların kayıtlı olduğuna bakacaksınız eğer ‘’DIR’’ çekerdiniz. ‘’DIR’’ çekmek tabiri Türkçemize MS-DOS’la gelmişti. Öte yandan, ‘’WIN’’ komutu sizi Windows 3.1’e götürüyordu. Eğer yanlış hatırlamıyorsam Windows 95’den sonra PC’ler direk Windows üzerinden açılmaya başlamıştı. Bu arada, Windows 3.1, gayet basit ve ilkeldi, açıkçası 10 yaşındaki bir çocuğa hitap eden çok fazla bir şey de yoktu. Öte yandan, Lazer gibi hareket eden ışık şovları tüm apartmanı çağırıp izletebileceğiniz türden sanal olaylardı.

Kısacası, tüm olay MS-DOS’tan geçiyordu. CD-Rom’lar çok yaygın değildi ve fiyatları 100-150USD civarındaydı. Ben uzun süre CD-Rom almamıştım.

Ve ana konumuz MS-DOS oyunları, işte burada büyük maceramız başlıyor…

Devam Edecek…

Yorum Yaz

Mail adresi kullanıcılara gösterilmeyecektir. Zorunlu alanları doldurmayı unutmayın *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Sign Up

Canlı Yayındayız ! Hemen İzle
CURRENTLY OFFLINE