Toren İncelemesi

Toren İnceleme

Genel:

Oyun severleri tamamen değişik bir fantezi dünyasına davet eden indie oyun ‘’Toren’’, Brasil Game Show, Independent Game Festival ve IndiePub gibi yarışmalarda birçok ödül kazanmış bir oyun.

PlayStation 4 ve PC sürümleriyle 12 Mayıs 2015’de piyasaya çıkan oyunun çok popüler bir yapım olamayacağını düşünmekle beraber, kültleşme potansiyeline sahip olduğunu belirtmek isterim.

PC sürümü hard diskiniz de 3GB’lık bir yer kaplayan oyunun, sistem gereksinimlerinin de mütevazı olduğunu söylemek mümkün.

toren-1

Konusu:

Brezilyalı indie oyun stüdyosu olan ‘’Swordtales’’ tarafından geliştirilmiş bu oyunun hikâyesini kısaca özetlemek istersek: ‘’Küçük bir kızın, çocukluğunu feda ederek büyüyüp, bir ejderhayı avlaması’’ anlatılıyor diyebiliriz.

Amacı, Analizi ve Yorumlar:

Oyunun temel amacı, çeşitli puzzle’lar çözerek platform bölümlerini geçmek olurken aynı zamanda yaratıklara karşı dövüşerek, Hayat Ağacı’nın en tepesine ulaşmaya çalışıyorsunuz.

Kontrol ettiğimiz karakter olan ‘’Moonchild’’ küçük bir bebek olarak başladığı yolculukta, Hayat Ağacı’nda yükseldikçe büyüyüp gelişiyor ve kabiliyetleri de bu doğrultuda etkileniyor. Karakterin çocukluğundan ergenliğe geçişine şahit olurken, sis perdesinin de zaman içinde aralandığını göreceksiniz. Moonchild’ın Brezilya kültüründe bir karakter olduğunu da hatırlatayım.

Oyun atmosferi ve karakter tasarımlarıyla bana PlayStation 2 döneminin en başarılı oyunlarından olan ‘’Ico’’ ve ‘’Shadow of the Colossus’’u hatırlattığını söyleyebilirim. Ayrıca, Toren’in en başarılı yönlerinin yaratılan fantezi dünyasının atmosferi ve çevre tasarımları olduğunu kanısındayım.

Büyük oyun geliştiricilerin yaptığı oyunların grafik kalitesine erişemese de, kendi çapında ve oyunun ruhuna uygun görüntülerle, oynayış süresince karşılaşıyor olacaksınız. Küçük bütçeli bir firmanın ortaya koyduğu yaratıcılığı takdir etmek gerektiğini düşünüyorum.

toren-2

Oyunun hikâyesi, tamamen şiirsel ve sembolik bir anlatımla oluşturulmuş durumda. Ana görevler dışındaki, rüya sekansları, oyunun en başarılı bölümleri diyebilirim. Çöllerde, ormanda, denizin altında ve birçok yerde, oyunun masalsı atmosferine uygun alanlarda ve müziklerle desteklenmiş rüyalarda yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Indie oyunlardaki “sanat kasma” olayı burada da olsa da, oyuna yakışmış. Oyunun ses ve müzikleri de gayet başarılı.

Karakter kontrolü, başta biraz hantal olsa da, oyunun ana karakteri olan ‘’Moonchild’’ büyüdükçe, kontrolünde rahatlaştığını söyleyebilirim.

Toren’in yapımcılarının, oyunun başındaki uyarıda söylediği gibi, oyunu bir ‘’controller’’ ile oynarsanız hem rahat edeceğiniz, hem de daha çok keyif alacağınız fikrine ben de katılıyorum.

Oyunun neredeyse her bölümünde, farklı bir mekanik uygulanmaya çalışılmış. Ama bu mekanikler orijinal ya da yeni bulunmuş oyun mekanikleri değil maalesef. Oyunun birçok yerinde ‘’Legend of Zelda: Ocarina of Time’’dan alıntılar yapılmış gibi sanki…

Son Söz:

Toren, birçok yönden başarılı olsa da, yarattığı büyük heyecan yalnızca birkaç saat sürüyor ve günümüz piyasasında çıkan diğer oyunlar arasında biraz sönük kalıyor.

Indie oyun meraklısıysanız, ya da Brezilya’lılar acaba nasıl bir oyun yapmış diye bir göz atmak istiyorsanız, bence denemelisiniz.

Steam üzerinden 18TL’ye satılan Toren’in ayrıca Deluxe Versiyonunun (oyunun soundtracklarını içeriyor) fiyatı ise 21TL (almışken bu sürümü almanızı öneririm).

Beğendiysen Oyla ! :)

0 0

Yanıtla

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Canlı Yayındayız ! Hemen İzle
CURRENTLY OFFLINE